EMİN ÇÖLAŞAN

The Hunger Site



Haraç mezat...

MİLYONLARCA yurtsever insanımız, sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler yıllardır yırtınıyor: "Yapmayın etmeyin, ülkemizin en stratejik kuruluşlarını, altın yumurtlayan tavuklarını eşe dosta, işbirlikçilerinize ve yabancılara peşkeş çekmeyin."

Dinleyen kim! Seçime 17 gün kala Petkim'i de apar topar sattılar.

Kime? Adamlar 2 milyar doları bastırıp koskoca tesisleri, fabrikaları, barajı, arazileriyle alıyor ama kim oldukları belli değil. Şu anda da bilinmiyor. Alanlar, açık artırma salonunda mutlu! Kahkaha atarken fotoğraflarını gördünüz. Peki kim aldı Petkim'i?

Rus-Kazak ortaklığı imiş. Başındaki şahsın adı Ruben Vardanyan. Para babası. Ermeni lobisinin önde gelenlerinden biri. Çalışmaları arasında Ermeni soykırımının dünyaya duyurulması en başta geliyor.

Bir başka ortak ise yine para babası, aynı zamanda Kazak-İsrail vatandaşı Alexander Mashkevich. Avrasya Yahudiler Konfederasyonu Başkanı!

Bu hususlar önceki gün ihaleyi kazananların salondaki temsilcilerine gazeteciler tarafından soruldu. Mutluydular, kahkaha atıyorlardı ama yanıt vermediler, veremediler.

Şimdi takke düştü, kel göründü.

Petkim'in Ermeni-Yahudi-Rus-Kazak arasında pay edildiği ortaya çıktı. Acaba bu şirket kaç petrokimya tesisi çalıştırmıştı? Daha fazla bilgi hiç kimsede yok.

Dünyanın önde gelen haber ajansı Reuters bile bu olayı bütün dünyaya, "Petkim, kimliği belli olmayan alıcılara satıldı" cümlesiyle duyurdu.

İktidar yalakalığı yapan bizim medya ve özellikle İslamcı basın, satış sonrasında zevkten dört köşe olmuştu. Manşetler ve haberler dört dörtlüktü!

"Zafer... Petkim çok iyi fiyata gitti. Ekonomi muhteşem... Petkim satıldı, borsa coştu... Ekonomi uçuyor...."

Seçim meydanlarında ahaliye "din, iman, Müslümanlık, dindar cumhurbaşkanı" nutukları atanlar, öteki altın yumurtlayan tavuklarımız gibi Petkim'i de Ermeni lobilerine, Yahudi lobilerine, yabancılara satarken acaba hiç mi utanmıyorlar?

* * *

Türkiye üzerinde inanılmaz bir oyun oynanıyor. Elimizdeki en kárlı, en verimli ve en stratejik tesisler, kuruluşlar ve değerli araziler ya AKP'lilere, ya da yabancılara tek tek pazarlanıyor.

Tüpraş, Telekom, Petkim, limanlar, bankalar, akla ne gelirse...

Bütçe nanay! Türkiye beş yıldan beri bu satışlardan gelen paralarla yönetiliyor.

Sonra borsa coşuyor (!) falan filan! Borsanın coşması acaba halka mı, yoksa borsanın yüzde 74'üne sahip olan yabancılara, ya da bizim para babalarına mı yarıyor?

Madem borsa coşuyor ve Türkiye uçuyor!.. O coşma ve uçmadan geldiği iddia edilen paralar nereye, kimin cebine gidiyor? Memur, işçi, çiftçi, esnaf, emekli, işsiz, bu pembe tablodan (!) en küçük bir pay alıyor mu? Elbette almıyor. O halde bu paralar nereye gidiyor, kimlere yarıyor, kimleri kalkındırıyor?

Yatırım var mı? Yok! Sadece satış var.

Öbür tarafta ise açlık sınırında yaşayan, ayın sonunu getiremeyen, iş bulamayan milyonlarca kişiye seçim öncesinde AKP tarafından fasulye, bulgur paketleri, yaz ortasında beleş 500 kilo kömür dağıtılıyor. Dağıtım tüm Türkiye'de, özellikle oy deposu büyük kentlerin varoşlarında belediyeler ve belediye şirketleri tarafından olanca hızıyla sürdürülüyor ki, AKP o kesimlerden oy apartsın.

Her dağıtımda, her alım ve ihalede kendi yandaşları malı götürüyor, sonra birilerine payları ödeniyor.

* * *

Evet, üzerimizde oynanan korkunç oyun önceki gün bir kez daha kanıtlandı.

Petkim'i kimin, kimlerin aldığını hem satışı yapan bizimkiler bilmiyor, hem de alanlar işin içyüzünü açıklamıyordu.

Şimdi iktidar kesimi, milyonlarca insanımıza içinden şöyle diyor:

"Boşverin canım kimin aldığını, kim aldıysa aldı! Ermeni, İsrailli, Amerikalı, Rus, Kazak, üçkáğıtçı, beşkáğıtçı, karapara, akpara, size ne! Biz gelecek paraya, borsanın coşup coşmadığına bakarız."

Bu "Müslümanların (!)" her şeyi, dini imanı para olmuş.

Haraç mezat sat, peşkeş çek, devletin ve milletin malı kime giderse gitsin.

Seçimde oyumuzu bunlara verelim ki elde kalanlar da bir an önce satılsın, sonra hep beraber derdimize yanalım!

Eğer iş işten geçmemişse.