KEMANCILARIN SAYFASI
  Kemancılar
 

The Hunger Site

 
NICOLO PAGANINI

ein Bild
     
       Gelmiş geçmiş en yüce keman virtüozu olan Paganini, baş döndürücü çevikliği , son derece duygusal yorumu ile inanılmaz bir müzisyendir. Yeteneği öylesine olağanüstüdür ki, şeytanla işbirliği yaptığı inancı yayılmıştır. Teknik olarak çağının çok ilerisindedir. Bugün bile eşliksiz keman için yazdığı 24 Caprices'i tek resitalde seslendirecek ustalıkta kemancı sayısı çok azdır. Özellikle 24. Kapriçyo'nun teması, üstüne en çok çeşitleme yapılmış tema olarak müzik tarihine geçmiştir. Brahms, Rahmaninof, Blacher, Lutoslawski, Snitke, Ernst ve Rochberg gibi besteciler kendi çağlarına, kendi akımlarına göre Paganini temasını çeşitlemişlerdir.       
     
     Paganini, ne Berlioz gibi büyük orkestraların bestecisidir ne de Chopin gibi minyatür müziğin ustasıdır. Oysa tarih boyu yaşamış her türlü çalgı yorumcusunun en üstünüdür. Temelde virtüozitesi yaratıcılığa dayanır. Müziğinin dış görünüşündeki buzlu pırıltılar, romantik armonideki sıcakkanlı yapının ters çevrilmişi gibidir. Romantik ısıyı şeytansı bir çerçeveye yaraştırır. Piyanonun gündeme geldiği, en duyarlı çalgı olarak saygı gördüğü günlerde keman ile cambazlık yapan bir besteci, büyük ilgi ile karşılanır. Bu nedenle onun keman yapıtlarını, örneğin 24 Caprices'ini Schumann ve Liszt piyanoya uyarlamışlardır. Lizst'in Etudes d'execution transcendante adlı yapıtları, Paganini'nin çalışmalarını örnek alır, piyanoda onlara koşut gelişir. Her birinde yaratıcı enerji, parlak bir teknik, soluksuz bir yorum egemendir.

     Niccolo Paganini, 27 Ekim 1782 de Genoa'da doğar. Babası tersane işçisidir; aynı zamanda keman çalar ve oğluna ilk dersleri verir. Niccolo 11 yaşına geldiğinde usta bir kemancı olmuştur. Çevresindeki tüm ünlü keman öğretmenleri ona parasız ders verirler. İlk turnesini 13 yaşında yapar. Bu arada kendi yeteneğine uygun, zor yorumlanacak yapıtlar besteler. Yalnız keman değil, gitar, viyola ve mandolin de çalar. 1805-1813 Arasında Lucca Prensesinin müzik yönetmeni olur. Paganini'nin içkisi ve kumarı da ünlüdür. Elde ettiği büyük başarılar, onu kumara ve içkiye alıştırır. Kumarda her şeyini hatta kemanını bile yitirir. Zengin bir işadamı, ona Guarnerius yapımı bir keman armağan eder. Sonradan Stradivarius ve Amati yapımı kemanlara da sahip olur. Bu kemanlar onun hazinesidir. 23 yaşına geldiğinde konserlerini azaltır. 1824'te bir başka bunalıma girer. 1827'de iyileşip Avrupa turnelerine çıkar. Avusturya, Almanya, Fransa'ya gider. Paris ve Londra'da ilk sahneye çıkışı 1831 tarihlidir. 1833'te Paris'te Berlioz'a içinde viyola solo olan bir senfonik yapıt ısmarlar. Sonuç, “Harold en Italie'dir”. Ancak Paganini bu yapıtı hiçbir zaman seslendirmez. 1834'ten sonra konserlerini çok azaltır. Gırtlak kanserinden hasta düşer ve 27 Mayıs 1840 tarihinde Nice'te ölür.


     Paganini'nin müziği, kendi yorumuna göre yazılmış çok zor yapıtlardan oluşur. Bu yapıtlar öylesine kıvraklık, dinamizm ve üstün bir hüner gerektirir ki, halk onun bedenine şeytanın girdiğine inanmıştır. Fiziksel görünümü de, kemikli yapısı ve sinirli davranışlarıyla şeytansı bir imgeyi çağrıştırır. Bu inanç ölümünden sonra da sürer. Paganini'yi kutsanmış toprağa gömmezler. Oradan oraya taşınan cesedi, 1926 yılına dek belli bir gömüte yerleştirilemez. Paganini'nin bestelerinin çoğu teknik beceri gösterisidir. Konçertoları, kaprisleri ve oda müziği çalışmaları vardır. Yapıtlarının çoğu zamanında basılmamıştır. Paganini'nin çalış tekniğindeki şeytansı tılsım, uzun yıllar çözülememiştir . Armonikleri kullanmaktaki öncülüğü, kemanını değişik tınılar elde etmek için akort edişi, yay tekniğindeki ustalığı, staccato ve pizzicato yöntemini yaygınlaştırması Paganini'ye özgü, daha önce hiç duyulmamış yeniliklerdir. Kemandaki doğru tonlaması, net ve temiz sesleri yine onun hüneridir.


YEHUDI MENUHIN






     Yehudi Menuhin (d. 22 Nisan 1916, New York - ö. 12 Mart 1999, Berlin), keman virtüözü.Rus asıllı Yahudi bir ailenin çocuğu olan Menuhin, henüz üç yaşındayken, bit pazarından alınıp kendisine hediye edilen bir kemanı çalmakta gösterdiği ustalıkla, müzik derslerine 4 yaşında başladı. Yedi yaşındayken San Fransisco'da ilk dinletisini yaparak yeteneğini kanıtladı. 1927 yılında New York Senfoni Orkestrası'yla birlikte Carnegie Hall'da sahneye çıkan sanatçı, iki yıl sonra ilk kişisel konserini Einstein'ın da davetli olduğu bir salonda Berlin'de verdi. Uzun süren konserler dizisiyle yorgun düşen Menuhin, ara verdiği bir buçuk yılın ardından yine sahneye çıktığı zaman, Schumann'ın sonradan bulunan keman konçertosu, Mendelssohn'un bilinmeyen ve Berlin'de bir kütüphanede bulduğu Re Minör keman konçertosu gibi eserleri ilk kez seslendirdi. 1958 yılından itibaren çeşitli müzik festivalleri düzenledi, orkestra yöneticiliğine başladı. 1962’de İngiltere’de, 8-18 yaş arasındaki üstün yetenekli gençlere mali konumlarına bakmaksızın eğitim olanağı tanıyan, The "Yehudi Menuhin School"’u kurdu. Ünlü sanatçılar Nigel Kennedy, Benjamin Marquise Gilmore, Miho Kawashima, Ella Rundle bu okuldan yetişmiştir.
    
     İki kez Türkiye'ye gelerek İstanbul Müzik Festivali'nin konuğu olarak Aya İrini'de bir konser veren ünlü virtüöz, Tchaikovsky, Mozart, Schumann, Paganini gibi sanatçıların eserlerini en iyi yorumlayan usta olarak bilinir. 1972 yılında festivalin ilk açılış konserinde, Vivaldi’nin Üç Keman Konçertosu’nu Suna Kan ve Ayla Erduran'la birlikte yorumlayan sanatçı, dünyanın bir çok ülkesinde konserler verdi. Bela Bartok, Georges Enhescu, William Walton gibi ünlü besteciler Menuhin için eserler yazdı. Öldüğünde, İngiliz vatandaşıydı ve Lordlar Kamarası
üyesiydi.

Bazı Ödülleri
  • Léonie Sonning Müzik Ödülü, 1972
  • Kennedy Center Honors, 1986




ITZHAK PERLMAN



İtzhak Perlman, 1945 yılında İsrael'de doğmuştur. Öğrenimini, Tel Aviv'deki Müzik Akademisi'nde bitirmiştir. 1958 yılında New York'a gitmiştir ve uluslararası alanda başarılar göstermiştir. Daha sonra çalışmalarını Juilliard Okulu'nda devam etmiştir. 1964 yılında Perlman büyük prestije sahip Leventritt Yarışması'nı kazandı. Kazandığı prestijli ödül sayesinde şu an dünya çapında kariyer yapmış bir müzisyen (kemancı) olmuştur. O zamandan beri, İtzhak Perlman karşımıza birçok orkestrada çıkmıştır. Dünyanın birçok ülkesindeki festivallere katılıp oralarda konserler vermiştir. 1987 yılının Kasım ayında, İsrael Filarmonik Orkestrası'na katılmıştır. Varşova'da ve Budapeşte'de konserler vererek ilk performansını göstermiştir. 1990 yılında Rusya'ya konser vermeye gitmiştir. Moskova halkı onu, büyük bir neşeyle karşılamıştır. İtzhak Perlman, bu orkestrayla neredeyse tüm dünyayı gezmiştir. 1994 yılının Aralık ayında, bu sefer Çin'e ve Hindistan'a gitmiştir. 1980 yılında Amerika'da bir magazin gazetesinde senenin müzisyeni seçilmiştir. Yeşiva ve İbrani Üniversiteleri tarafından onurlandırılmıştır. 1986 yılında Başbakan Reagan tarafından ödüle layık görülmüştür. 2000 yılının Aralık ayında Clinton tarafından da "National Medal of Arts" ödülüne layık görülmüştür.
İtzhak Perlman'ın imza attığı başka bir başarı ise " Schindler's List" filminde görülmüştür. Keman solosu performansı başarı ile sonuçlanmıştır. 
    
     İtzhak Perlman'ın fiziksel bir problemi vardır. Çocukluk yıllarında çocuk felcine yakalanmıştır. Maalesef, her iki bacağında da destekleyici ateller vardır ve ancak koltuk değnekleri yardımı ile yürümektedir. Her türlü zorluğa rağmen sahneye çıkmaktan çekinmemiştir ve ağır aksaklıklar da olsa sahneye çıkmıştır. İnsanlar tarafından azmi ve hırsı ile bilinen bir müzisyendir. Hatta 1995 yılında verdiği bir konserde karşılaştığı terslik onu zor durumda bırakmasına rağmen bozuntuya vermeden işini sürdürmüştür. Bu terslik de çaldığı kemanın tellerinden birinin kopmasıydı ama o kalan tellerle konserini tamamlamıştır.
İtzhak Perlman yeteneği ile öne çıkan bir müzisyen olduğu gibi yaptığı işten zevk alan bir kemancı olarak da bilinmektedir. Perlman tüm dünya tarafından benimsenmiş bir sanatçıdır. İnsanlarla sağladığı güzel iletişim yaptığı eğlenceli müzik sayesinde gerçekleşmiştir.


Şarkı söylercesine çalıyor... 

     Keman yorumculuğunda 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın ilk yarısında yerleşip kökleşen Elman-Szigeti-Milstein-Kreisler-Heifetz-Menuhin-Oistrakh geleneğinin, geçen yüzyılın son çeyreğine damgasını vurmuş tek gerçek temsilcisidir Perlman. Saydığımız büyük ustaların alameti farikası sayılan her şey onda da bulunabilir:
 
Kadife yumuşaklığında, sımsıcak ve hiç kimselerinkine benzemeyen son derece özgün bir tını, geniş ve hacimli sonorite, inanılmaz teknik ustalık, cantabile (şarkı söylercesine) çalış...
     Perlman, 1945 yılının 31 Ağustos'unda, Tel Aviv'de, Doğu Avrupa göçmeni Musevi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir. Üç yaşında kemana başlayan Perlman, dört yaşındayken yakalandığı çocuk felci yüzünden tekerlekli iskemleye mahkûm kalmasına rağmen kemanını bırakmaz ve Rus kemancı Rivka Golardt ile çalışmalarına devam eder. 13 yaşında, ünlü şovmen Ed Sullivan tarafından keşfedilen Perlman, bu kişinin önayak olmasıyla Amerika'ya gelir ve Sullivan'ın televizyon şovuna katılmasıyla birlikte 'harika çocuk' unvanıyla bir gecede ün kazanır. Anne babasının da New York'a yerleşmelerinin ardından Juilliard Müzik Okulu'na giren Perlman, burada ünlü pedagoglar Ivan Galamyan ve Dorothy DeLay ile çalışır. 
     
     1963'te New York'ta sahne alan, bir yıl sonra ünlü Leventritt Yarışması'nı kazanan ve New York Filarmoni eşliğinde ilk kez çalan Perlman'ın kapısını sonunda RCA firması çalar. Firma, 1965 yılında, Red Seal markası için genç dehayla bir resital kaydı yapmak ister. Piyanist David Garvey ayarlanır. Plana göre, Perlman kayda bir barok dönem sonatıyla başlayıp, bir 20. yüzyıl sonatına yer verecek ve birkaç küçük virtüoz eserle kaydı bitirecektir. 
    
     Kayıt bu minval üzere tamamlanır ama Perlman hayranları çok iyi bilirler ki, sanatçının doldurduğu bu eserler aslında onun piyasaya sunulmuş ilk kaydında yer almamışlardır. Neden mi? Yapılan kayıtlarda Perlman'ın yaşına göre sergilediği olağanüstü ustalıktan çok etkilenen RCA yetkilileri, genç kemancının muazzam bir potansiyel taşıdığını fark etmiş ve onu böylesine küçük eserlerden oluşan bir programla tüm dünyaya lanse etmenin doğru olmayacağını düşünmüşler. Bu yüzden Perlman'ın ilk RCA kaydı, Erich Leinsdorf yönetimindeki Boston Senfoni Orkestrası eşliğinde 1967'de doldurduğu ve Türkiye'de de uzun müddet RCA firmasının ünlü Kelebek serisinden satışa sunulan Çaykovski ve Prokofyev'in keman konçertolarının yer aldığı meşhur kayıt olmuştur. 
    
     Erken ve geç romantik dönemlere ait kilit eserlerin hemen tümünün referans kayıtlarının altına imza atmış olan Perlman artık ne eskisi kadar sahneye çıkıyor ne de kayıt stüdyosuna giriyor. Bir ara, dostu kemancı Pinchas Zukerman gibi o da aldı orkestra değneğini eline ama podyumu Zukerman kadar benimsemedi. Şimdilerde eğitmenliğe ağırlık vermiş gözüken Perlman'ın birkaç yıl önce İstanbul Müzik Festivali'nde verdiği Aya İrini resitali, festivalin unutulmazları arasında.



CİHAT AŞKIN




     Cihat Aşkın, Türk kemancı, akademisyen ve bestecidir. Klasik Batı Müziği eserlerinin yanı sıra Anadolu ezgilerini de yorumladığı için “Bu toprağın kemancısı” diye anılır.

     11 yaşında İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı'na girdi. Konservatuarda, özel Yetenekli Çocuklar Sınıfı'nda Profesör Ayhan Turan ile keman eğitimine başladı. Prof. Turan, keman çalmayı kendisine Suzuki Teknği adı verilen bir yöntemle öğretti.

Cihat Aşkın, 1 yıl sonra okuldaki ilk resitalini verdi. On beş yaşına gelmeden Paganini'nin kaprislerinin tamamını çalan Aşkın, ilk orkestra konserini ise 16 yaşında İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası'yla Tchaikovsky'nin Keman Konçertosunu çalarak verdi. Okuldan 1989 yılında mezun oldu.

Daha sonra Londra'ya giderek Kraliyet Müzik Kolejinde Profesör Rodney Friend ile çalıştı ve solistlik diploması aldı. Hemen akabinde Londra City Üniversitesi'nde Prof. Yfrah Neaman ile çalışmalarına devam etti. 1993 yılında masterını tamamladı, 1996’da doktorasını tamamlayarak Müzik Doktoru unvanını aldı, 1998 yılında doçent oldu.

1990’lı yıllarda pek çok uluslar arası yarışmada ödüller alan Cihat Aşkın, başta Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası olmak üzere ülkenin tüm orkestraları ile konserler, Edirne'den Van'a kadar hemen tüm bölgelerinde halk için resitaller verdi. Aşkın 1995’te Yalçın Tura'nın kendisine ithaf ettiği konçertosunun dünyadaki ilk seslendirilişini gerçekleştirdi.

1998’de, Cumhuriyetin 75. yılı şerefine bugüne kadarki tüm Türk bestecilerinin keman için yazdığı eserleri araştırarak, arşivlenmesi, seslendirilmesi ve kaydedilmesini sağlamak çabasına girişti. 70 kadar besteci, 140 kadar eser tespit etti (eser sayısı sonradan yükselmiştir) Eserlerin bir kısmının kaydını bizzat kendisi yaptı.

Aşkın'ın yaptığı diğer kayıtlar arasında Hikmet Şimşek yönetiminde Macar Virtuozları eşliğinde seslendirdiği Mozart'ın Keman Konçertosu No.5 (1991), Kemancı Suna Kan ile Bach'ın îki Keman için Konçertosu (1998) vardır. Kodaly, Gliere, Halvorsen, Honnegger ve Aquiar'ın keman ve çello için eserlerini içeren CD'si 1996 yılında Meridian Şirketi tarafından Londra'da yayınlanmıştır. Sanatçının Kalan Müzik’ten Minyatürler, Ege'nin Türküsü ve Umutsuz başlıklı CD'leri yayınlandı. Minyatürler, Türkiye’de bugüne kadar bir ‘klasik müzikçi’nin ulaştığı en fazla satışı yakalayan albüm oldu.

İTÜ Oda Orkestrası'nın kurucusu olan Aşkın, İstanbul Oda Orkestrası’nı ve Filarmonia İstanbul’u yeniden hayata geçirerek her iki orkestranın da genel müzik direktörlüğünü ve İstanbul Modern Müzik Ensemble (IMME)’ında solistliğini yapmaktadır.

Cihat Aşkın, “Türkiye’nin en idealist keman eğitimi projesi” olarak nitelediği bir eğitim projesini gerçekleştirmektedir. Bu proje çerçevesinde Yaşları 8-17 arasında değişen, müzik öğrenimi görmekte olan çocuklardan oluşan Cihat Aşkın ve Küçük Arkadaşları (CAKA) adlı bir grup kurmuştur. Her kentten yılda 20 çocuk yetiştirerek 10 yılda 1600 kemancı yetiştirmeyi hedeflemektedir.

Ödülleri
* 1984 İTÜ Başarı Ödülü
* 1985 İstanbul Filarmoni Derneği Ödülü
* 1987 Yehudi Menuhin Keman Yarışması "En İyi Bartok Yorumcusu"
* 1990 Percy Coates (Londra)
* 1990 Leonard Hirsch Ödülü (Londra),
* 1990 Isolde Menges Ödülü
* 1990 Kathleen Long Oda Müziği Ödülü
* 1990 Carl Flesch Keman Yarışması "Olağanüstü Liyakat" Ödülü
* 1991 Isolde Menges Ödülü (2. defa)
* 2002 "Foyer des Artistes" (Roma)


 

 
  79337 ziyaretçi (161423 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=